AÇIKLAMA -1-
İnsanlar arasında ırk, din, renk, yaş, cinsiyet ayırımı yapmadan
sevgi, saygı, dostluk duygularını geliştirmek, insanın insan olmak haysiyeti ile
sahip olması gereken hakların hepsine “ İnsan Hakları” denir.
İnsan hakları, kişiyi kendi özüyle yaşatacak kurallardır.
İnsanın insana hükmetmesi, onu ezmesi insan onuruna yakışmayan ve kabul
edilemeyecek bir davranıştır. Bu tür ayırımların yapıldığı toplumlarda kavga,
çatışma, isyan eksik olmamıştır. İnsanlar arasında hak, eşitlik, adalet,
özgürlük düşüncesi yaygınlaştıkça bu konuyla ilgili mücadeleler de artmıştır.
|
İnsanlara insan oldukları için sahip olmaları gereken bir takım
hakların bulunduğu fikri ilk kez İngiltere’den ortaya atıldı.19. Yüzyılda
Amerika ve diğer bir çok ülkelere yayılan bu fikir akımından sonra 1789 Fransız
İhtilali Avrupa’da insan haklarının kabul edilmesini ve uygulanmasını
sağlamıştır.
Amerikan Cumhurbaşkanı Roosvelt ile İngiliz Başkanı Churcill tarafından imzalanıp duyurulan Atlantik Beyannamesinde insan hakları genişletildi. Bu beyannamede insanlara millet, inanç, ırk ayırımı gözetmeksizin herkes için eşit haklar konmuş ve yasaların korumasına verilmiştir. |
24 Ekim 1945’te kurulan Birleşmiş Milletler Örgütü’nün öncelikle
amacı dünyada barışı ve güvenliği sağlamaktı. 10 Aralık 1948 tarihinde Birleşmiş
Milletler Örgütü “İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi”ni kabul ve ilan etti.
İnsan Hakları Beyannamesi 30 maddeden oluşmuştur. Bu beyanname insana değer veren, özgürlük, eşitlik tanıyan duyurudur.
İnsan Hakları Beyannamesi 30 maddeden oluşmuştur. Bu beyanname insana değer veren, özgürlük, eşitlik tanıyan duyurudur.
AÇIKLAMA -2-
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 10 Aralık 1948 yılında İnsan
Hakları Evrensel Bildirisini kabul etmiştir. 10 Aralık ile başlayan hafta
Birleşmiş Milletlere üye ülkelerde İnsan Hakları Haftası olarak kutlanır. İnsan
Hakları Evrensel Bildirisi, insan hakları konusuna tam bir tanım amaçlayarak
hazırlanmıştır. Esas amaç, bu tanıma uyan insan haklarının hiçbir tereddüde
meydan vermeden uygulanmasıdır.
İnsan hakları, kişiyi özü ile yaşatacak kurallardır. Bu
kurallar, insanı insan yapan kurallar olarak da tarif edilebilir. İnsan hakları
10 Aralık 1948’de başlamış bir olgu değildir. Dünya kurulalı insana, insan
haklarına saygı her çağda zamana uygun olarak gösterilmiştir. İnsanların kendi
istekleri dışında yaşamak zorunda bırakıldıkları şartlara tarih boyunca
rastlanmıştır. Kullara kulluk etmek, köle hayatı yaşamak, işkencelere maruz
kalmak bu yaşantıya örnek olarak verilebilir. Bu olguların dayanılmaz olduğu
dönemlerde insanlar hoşnutsuzluklarını bir şekilde ortaya koyma zorunluluğu
hissettiler. Bu hoşnutsuzluklarını ortaya koyarak 1215 yılında İngiltere’de Kral
John’a karşı haklarını savunmak amacıyla bazı istekler ortaya koydular. Ortaya
konan bu kararlı tavır karşısında kral bir antlaşma metnini kabul etmek zorunda
kaldı. Hazırlanan Özgürlükler Belgesi kabul edildi. İnsan hakları konusunda
sözden öteye geçilmiş oldu. Artık insan hakları metne dökülmüş, insanların
kısıtlanamayacak bazı hakları güvence altına alınmış oluyordu. İnsanların
yaşayışlarında, hayati konularda eşit haklara sahip oldukları fikri 1776 yılında
Amerika’da yayımlanan Bağımsızlık Bildirisi ile de pekişmeye başlamış oldu.
İnsan hakları ile ilgili bir başka çalışma Fransız İhtilali zamanında yapılmış
ve 1789 yılında İnsan Hakları Bildirisi yayımlanmıştır. Bütün bu çalışmalar
insanların daha çağdaş yaşama isteğinin birer ürünüdür. Zamanında insan
haklarının tam ve hiçbir ayrım yapmadan korunmaması bu zorunluluğu kaçınılmaz
kılmıştır. Sözde var olması, tam uygulanmasını sağlamamıştır. Yapılan eksik
uygulamalar, insanın insana yaptığı eziyetler insan kişiliğini zedeler olmuştur.
Bireysel karşı koymalar etkili olamamıştır. Bu sebeple tam
bağımsız ülkelerde yaşayan insanların haklarının, artık devletleri yönetenlerin
güvencesi altında olması fikri ağırlık kazanmıştır.
İnsan haklarını, insanın kendisi değil, yasalar, eşit olarak
hiçbir ayrım yapmadan koruyacaktır.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda kabul edilen bildiri ile
insanların daha bağımsız yaşamaları öngörülmüş, bu 30 maddelik bildiriye
uyulması konusunda gerekli yasal düzenlemenin yapılması istenmiştir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder